3 Mart 2013 Pazar
2 Mart 2013 Cumartesi
Biz sorduk, Aysal yanıtladı…Yavuz Semerci
Galatasaray meselesine artık hiç girmeyecektim. Çünkü konuya ilişkin kuşkularımı geçen zaman diliminde dile getirdim. Sonrası ise malum. SPK, Galatasaray’ın sermaye artışını (ikincisini) şimdilik durdurdu, “eğer bir sermaye artışı yapacaksan, bu önemli işler kapsamına girer ve dolayısıyla yatırımcılara ortaklıktan ayrılma hakkı vereceksin” dedi. Ayrıca, yatırımcıların yeterince bilgilendirilmediğini belirterek, eski yöneticilerine para cezası verdi. Benim acımdan tamamlanmış dosya kapsamında konunun kendi kişisel arşivime kaldırılması zamanı gelmişti. Ancak Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, benim de içinde yer aldığım bir grup gazeteciyle bir araya geldi ve içini döktü.
Gazete Habertürk’ün ekonomi sayfalarında Aysal’ın bire bir söylediklerini bulabilirsiniz. Ben biraz bu sözlerini yorumlamak istiyorum.
***
Aysal, Galatasaray’ın sermaye artışının her yönüyle hukuka ve etik ilkelerine uygun olduğunu ileri sürüyor. SPK’nın aldığı kararların ise kamuoyunda oluşturulan olumsuz havadan kaynaklandığını (üstü kapalı da olsa bunda payımın yüksek olduğunu ima ederek elbette…) söyledi. Galatasaray’ın sermaye artışına karşı çıkan küçük bir grup yatırımcının ise kandırıldığını ve kullanıldığını ileri sürdü. (Kimler tarafından yönlendirildiği sorusuna ise siz bilirsiniz Yavuz Bey diye yanıt verdi!)
Aysal ve arkadaşlarına beni kimin yönlendirdiğini söyledim: Bir otopark bekçisi. Galatasaray aşığı bir küçük yatırımcı. 300 küsur lira iken hisse senedi almış. O sırada Galatasaray hisse satışından sonra fiyatlar dibe inmiş. Sonra da yüzde 9.900 bedelli sermaye artışı kararı alınmış. Neredeyse ağlıyordu. Fiyatların düşmesine mi, sermaye artışı için parasının olmamasına yansın bilemiyordu. Konunun ilgi alanıma girişinin bu olduğunu söyledim ama sanırım ne kendisi ne de arkadaşlarına inandırıcı geldi bu açıklamam.
Aysal’a ilk sorum şuydu: Sayın Başkan, halka açık bir şirketin sahibi olsanız, acil sermaye artışı yapmanız gerektiğini bilmenize rağmen, önce yüksek fiyattan hisse senedi satıp, sonra borsa tarihinde görülmemiş bir oranda bedelli sermaye artışı ilan etseniz, bu durum sermaye piyasası acısından bilgi gizlemek sayılır mı?
Aysal’a göre Galatasaray’da hiçbir şey planlı olmamış. Her şey planlandığı an kamuoyuna bilgi verilmiş. (bu nokta benim için inandırıcı olmasa da aksini ispat edemem…)
Aysal, başkan seçildiği gün halka açık şirketin perişan halini görmüş. “İflas noktasındaydı” diyor… Hatta “tablonun böyle olduğunu bilseydim, başkanlığa soyunmazdım” tespitinde bulunuyor.
Tam burada bir noktanın altını çizeyim. Galatasaray Sportif A.Ş’nin iflas noktasına gelmesinin temel nedeni Galatasaray takımının tüm giderlerini üstlenen Futbol A.Ş’nin halka açık şirket ile birleşmesi.
Peki bir iflas hali var ise neden bu durum kamuoyuna açıklanmadı da tam tersi birleşme ile halka açık şirketin ciddi bir gelir elde edeceği açıklaması yapıldı. (Bu açıklama yeteri kadar açık olmadığı için SPK, GS’nin eski yöneticilerine ceza verdi.)
İkinci soru ise bu birleşmenin ardından dev bir zarar oluşmasına rağmen nasıl olur da hisseler 140 lira seviyelerinden 400 lira seviyelerine çıktı?
Aysal bu soruya “yatırımcıları anlamak mümkün değil” diye yanıt veriyor. Ben ise “o yatırımcılara madalya vermeniz lazım. Çünkü onlar fiyatı yukarı çekti, siz de 236 TL ortalamayla şirketin yüzde 27’sini borsada satıp, 96 milyon dolar gelir elde ettiniz” diye takılıyorum… “Haklısın” diyerek gülüyor.
***
Aslına bakarsanız, kim ne derse desin, Galatasaray’ın ikinci sermaye artışı SPK tarafından engellenmedi. Sadece kural değişikliği yapıldı. Dosya Galatasaray’a iade edildi. Galatasaray isterse tekrar başvurabilir. Anladığım kadarıyla Aysal kural değişikliğinin vereceği hasarı tespit etmeye çalışıyor. Çünkü bu kez, yüksek oranlı (rüçhan hakkı kullanımıyla) bir artışı istemeyenler, şirketten ayrılma hakkı isteyebilir. Şu anda hisselerin yüzde 45’i halka açık. Ne kadarı bu hakkı kullanmak ister kimse bilmiyor. Ama kendisine şunu söyledim: “Diyorsunuz ki, üç beş kişiyi geçmeyen bir yatırımcı grubu gürültü yaparak kamuoyu oluşturdu. Eğer öyle ise, sorun yok. Sermaye artımı yaparsınız ve sadece bu yatırımcılar gelir parasını ödersiniz olur biter…”
Aysal’ın yanıtı ilginçti: “Çok emin değiliz. Çünkü yatırımcıların kafası karıştı. Hisselere olan güven sarsıldı. Bunun aşılması gerekiyor. Aslına bakarsanız, bu işleri bitirmiş olsaydık, yatırımcılar birkaç yıl içinde Türkiye’nin en çok kazandıran şirketine ortak olacaklardı…”
(Yerimiz dar yarın da devam etmem gerekecek…)
http://www.thelira.com/yazar/2/yavuz-semerci/2252
Gazete Habertürk’ün ekonomi sayfalarında Aysal’ın bire bir söylediklerini bulabilirsiniz. Ben biraz bu sözlerini yorumlamak istiyorum.
***
Aysal, Galatasaray’ın sermaye artışının her yönüyle hukuka ve etik ilkelerine uygun olduğunu ileri sürüyor. SPK’nın aldığı kararların ise kamuoyunda oluşturulan olumsuz havadan kaynaklandığını (üstü kapalı da olsa bunda payımın yüksek olduğunu ima ederek elbette…) söyledi. Galatasaray’ın sermaye artışına karşı çıkan küçük bir grup yatırımcının ise kandırıldığını ve kullanıldığını ileri sürdü. (Kimler tarafından yönlendirildiği sorusuna ise siz bilirsiniz Yavuz Bey diye yanıt verdi!)
Aysal ve arkadaşlarına beni kimin yönlendirdiğini söyledim: Bir otopark bekçisi. Galatasaray aşığı bir küçük yatırımcı. 300 küsur lira iken hisse senedi almış. O sırada Galatasaray hisse satışından sonra fiyatlar dibe inmiş. Sonra da yüzde 9.900 bedelli sermaye artışı kararı alınmış. Neredeyse ağlıyordu. Fiyatların düşmesine mi, sermaye artışı için parasının olmamasına yansın bilemiyordu. Konunun ilgi alanıma girişinin bu olduğunu söyledim ama sanırım ne kendisi ne de arkadaşlarına inandırıcı geldi bu açıklamam.
Aysal’a ilk sorum şuydu: Sayın Başkan, halka açık bir şirketin sahibi olsanız, acil sermaye artışı yapmanız gerektiğini bilmenize rağmen, önce yüksek fiyattan hisse senedi satıp, sonra borsa tarihinde görülmemiş bir oranda bedelli sermaye artışı ilan etseniz, bu durum sermaye piyasası acısından bilgi gizlemek sayılır mı?
Aysal’a göre Galatasaray’da hiçbir şey planlı olmamış. Her şey planlandığı an kamuoyuna bilgi verilmiş. (bu nokta benim için inandırıcı olmasa da aksini ispat edemem…)
Aysal, başkan seçildiği gün halka açık şirketin perişan halini görmüş. “İflas noktasındaydı” diyor… Hatta “tablonun böyle olduğunu bilseydim, başkanlığa soyunmazdım” tespitinde bulunuyor.
Tam burada bir noktanın altını çizeyim. Galatasaray Sportif A.Ş’nin iflas noktasına gelmesinin temel nedeni Galatasaray takımının tüm giderlerini üstlenen Futbol A.Ş’nin halka açık şirket ile birleşmesi.
Peki bir iflas hali var ise neden bu durum kamuoyuna açıklanmadı da tam tersi birleşme ile halka açık şirketin ciddi bir gelir elde edeceği açıklaması yapıldı. (Bu açıklama yeteri kadar açık olmadığı için SPK, GS’nin eski yöneticilerine ceza verdi.)
İkinci soru ise bu birleşmenin ardından dev bir zarar oluşmasına rağmen nasıl olur da hisseler 140 lira seviyelerinden 400 lira seviyelerine çıktı?
Aysal bu soruya “yatırımcıları anlamak mümkün değil” diye yanıt veriyor. Ben ise “o yatırımcılara madalya vermeniz lazım. Çünkü onlar fiyatı yukarı çekti, siz de 236 TL ortalamayla şirketin yüzde 27’sini borsada satıp, 96 milyon dolar gelir elde ettiniz” diye takılıyorum… “Haklısın” diyerek gülüyor.
***
Aslına bakarsanız, kim ne derse desin, Galatasaray’ın ikinci sermaye artışı SPK tarafından engellenmedi. Sadece kural değişikliği yapıldı. Dosya Galatasaray’a iade edildi. Galatasaray isterse tekrar başvurabilir. Anladığım kadarıyla Aysal kural değişikliğinin vereceği hasarı tespit etmeye çalışıyor. Çünkü bu kez, yüksek oranlı (rüçhan hakkı kullanımıyla) bir artışı istemeyenler, şirketten ayrılma hakkı isteyebilir. Şu anda hisselerin yüzde 45’i halka açık. Ne kadarı bu hakkı kullanmak ister kimse bilmiyor. Ama kendisine şunu söyledim: “Diyorsunuz ki, üç beş kişiyi geçmeyen bir yatırımcı grubu gürültü yaparak kamuoyu oluşturdu. Eğer öyle ise, sorun yok. Sermaye artımı yaparsınız ve sadece bu yatırımcılar gelir parasını ödersiniz olur biter…”
Aysal’ın yanıtı ilginçti: “Çok emin değiliz. Çünkü yatırımcıların kafası karıştı. Hisselere olan güven sarsıldı. Bunun aşılması gerekiyor. Aslına bakarsanız, bu işleri bitirmiş olsaydık, yatırımcılar birkaç yıl içinde Türkiye’nin en çok kazandıran şirketine ortak olacaklardı…”
(Yerimiz dar yarın da devam etmem gerekecek…)
http://www.thelira.com/yazar/2/yavuz-semerci/2252
Bizi mavi gözlü arkadaş engelledi !!!
Ünal Aysal'a göre iki eski Fenerbahçeli yönetici SPK'ya baskı yaptı.
Rahim AK/HT GAZETE
Bedelli sermaye artırımı SPK tarafından engellenen Galatasaray’ın Başkanı Aysal, sorumlu olarak
FB’li eski 2 yöneticiyi gösterdi. Ünal Aysal, “Biz sermaye artırımında kararlıyız” dedi.
Y üzde 900’lük sermaye artırımı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından engellenen Galatasaray’ın Başkanı Ünal Aysal kulübün borsadan yaklaşık 100 milyon dolar toplayacağı bu sermaye artırımını eski Fenerbahçe yöneticisi 2 kişinin engellediğini iddia etti. Aysal “Eğer ikinci sermaye artırımı yapsaydık bu balon bizi uçuracaktı. Rakipler bunun farkına vardı ve sermaye artırımı yaptırmamak için ellerinden geleni yaptılar” dedi. Sermaye artırımını engellemek için devreye giren iki Fenerbahçe yöneticisinden birisini 'mavi gözlü arkadaş‘ olarak tanımlayan Aysal, “İkisi de fiktif olarak Fenerbahçe’nin dışındalar. Şirketlerini de kullanarak basın ve kamuoyunda ciddi dezenformasyon yaptılar” diye konuştu.
HİSSE SATIŞINI SPK İSTEDİ
GS’nin sermaye artışı öncesi hisse satarak hisse fiyatını düşürdüğü eleştirilerine karşı Aysal, “SPK, derneğin Sportif AŞ’ye 35 milyon liralık borcunu ödemesi gerektiğini bize bildirdi. Biz de hisse satışı yapmak zorunda kaldık. Bunu yapmasak iflas ederdik” dedi.Hisse satışının ardından yapılan % 300’lük ilk sermaye artırımı konusunda konuşan Aysal, bu artırımda kulübün gelecek yıllardaki loca ve koltuk gelirlerini değerleyip sermaye olarak koyduğunu anımsatarak şunları kaydetti: “14 Mayıs 2011’de, birleşmeden kaynaklanan 251 milyon lira zarar ve eksi özkaynağımız vardı. Sermaye 2.8 milyon liraydı. Teknik iflas halindeydik. 328 milyon dolar borcumuz, 2014 yılına kadar olan tüm gelirlerin üzerinde temlik vardı.”
12 KİŞİNİN ARKASINDA FENER VAR
Sermaye artırımını engellemek amacıyla şirkete dava açan 12 kişi için, “Taraftar değil, işlemlerimizi zora sokmak için seferber olan insanlar” ifadesini kullanan Aysal, “410 hissesi olan 12 kişi 15 bin kişilik hissedarı mutsuzluğa sürükledi. Bunların arkasında FB’li eski yöneticilerin olduğunu öğrendiğimiz Egemen Özbey adlı avukat bana şantaj yapıp 180 bin dolar istedi, ona karşı dava açtım” dedi.
MUSLERA VE BURAK'I SATSAM SERMAYE ARTIŞI GEREKMEZ
Galatasaray'ın transfer ettiği Didier Drogba ve Wesley Schneider’in 1.5 yıl içinde maliyetlerini karşılayacaklarını kaydeden Başkan Ünal Aysal, “Aksi halde bu oyuncuları transfer etmeyi düşünmezdim” diye konuştu. Aysal, kulübün kalecisi Fernando Muslera için kendisine teklifler geldiğini ve hiçbir sporcunun değeri verilirse vazgeçilmez olmadığını ifade ederek “Satacağım demiyorum ama Muslera ve Burak Yılmaz’a toplam 50 milyon Euro alırsam bedelli sermaye artışına da gerek kalmaz” sözleriyle de dikkat çekti. Bazı yatırımcılar tarafından açılan davalar nedeniyle Galatasaray hissedarlarının zarar gördüğünü kaydeden Ünal Aysal, eski başkan Adnan Polat'ın bedelli sermaye artışı ile ilgili “Yasal ama etik değil” sözlerine de gönderme yaptı.
Başkan Aysal, Galatasaray'ın 15 binden fazla yatırımcısı olduğunu dile getirerek 2011 Temmuz'unda hisse değeri ile bugünkü rakamlara işaret ederek SPK'ya yüklendi.
YATIRIMCI ZENGİN OLACAKTI
Aysal, “Buna bakmak lazım. Fenerbahçe hissesi yüzde 45, Trabzon ve Beşiktaş'ın hisseleri yüzde 56, Galatasaray'ın ise tam yüzde 65 düşmüş. Eğer sermaye artışı onaylansaydı bu kaybı karşılardık.Yatırımcı şu anda zengin olurdu. Maalesef azınlıktaki küçük yatırımcı organize ve başarılı oldu. Biz SPK'nın buna itibar edeceğini sanmıyorduk. Amaçları Galatasary ile diğer kulüpler arasındaki farkın açılmamasıydı. Bunlar Galatasaray hissesi aldılar, ama Galatasaray'lı değiller. Maalesef burada
ASIL SPK TALİMAT ALDI
İkinci sermaye artırımından önce SPK Başkanı Vahdettin Ertaş’ı ziyaret ettiğini belirten Aysal bundan sonraki süreci şöyle değerlendirdi:
PARANOYAK OLDUM
“Başkan bize, ‘gelecekteki gelirler yerine siz de nakit sermaye koyarsanız bizi rahatlatırsınız’ dedi. Ben de kulübün de nakit sermaye koyacağını söyledim. Başkan da ‘Çok mutlu olurum’ dedi. Ancak bir hafta sonra Galatasaray’ın üstüne uydurulmuş bir düzenleme yaparak ‘Nakit de koysanız sermaye artırımı yapamazsınız’ dediler. Ben şimdi paranoyak oldum. Ne yapacağımı söylersem SPK onu da engelleyecek diye düşünüyorum.” SPK’nın Galatasaray’ın durumuna göre fikir değiştirip önlem aldığına işaret eden Aysal, “Bana kalırsa SPK’ya fikrini değiştirmesi için talimat gitti” ifadesini kullandı.
Mavi Gözlü Arkadaş kim ?
Aysal’ın ‘mavi gözlü’ arkadaş diyerek FB’nin eski yöneticisi olan Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç’u kastettiği, diğerinin ise Nihat Özdemir olduğu tahmin ediliyor.
‘Mayıs 2014’te giderim’
2014 Mayıs ayı itibarıyla başkanlık sürecinin biteceğini kaydeden Aysal, “Bu süre sonunda kurumsal yapı oluşturursam, şapkamı alır giderim” dedi.
http://ekonomi.haberturk.com/is-yasam/haber/824264-bizi-mavi-gozlu-arkadas-engelledi
Rahim AK/HT GAZETE
Bedelli sermaye artırımı SPK tarafından engellenen Galatasaray’ın Başkanı Aysal, sorumlu olarak
FB’li eski 2 yöneticiyi gösterdi. Ünal Aysal, “Biz sermaye artırımında kararlıyız” dedi.
Y üzde 900’lük sermaye artırımı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından engellenen Galatasaray’ın Başkanı Ünal Aysal kulübün borsadan yaklaşık 100 milyon dolar toplayacağı bu sermaye artırımını eski Fenerbahçe yöneticisi 2 kişinin engellediğini iddia etti. Aysal “Eğer ikinci sermaye artırımı yapsaydık bu balon bizi uçuracaktı. Rakipler bunun farkına vardı ve sermaye artırımı yaptırmamak için ellerinden geleni yaptılar” dedi. Sermaye artırımını engellemek için devreye giren iki Fenerbahçe yöneticisinden birisini 'mavi gözlü arkadaş‘ olarak tanımlayan Aysal, “İkisi de fiktif olarak Fenerbahçe’nin dışındalar. Şirketlerini de kullanarak basın ve kamuoyunda ciddi dezenformasyon yaptılar” diye konuştu.
HİSSE SATIŞINI SPK İSTEDİ
GS’nin sermaye artışı öncesi hisse satarak hisse fiyatını düşürdüğü eleştirilerine karşı Aysal, “SPK, derneğin Sportif AŞ’ye 35 milyon liralık borcunu ödemesi gerektiğini bize bildirdi. Biz de hisse satışı yapmak zorunda kaldık. Bunu yapmasak iflas ederdik” dedi.Hisse satışının ardından yapılan % 300’lük ilk sermaye artırımı konusunda konuşan Aysal, bu artırımda kulübün gelecek yıllardaki loca ve koltuk gelirlerini değerleyip sermaye olarak koyduğunu anımsatarak şunları kaydetti: “14 Mayıs 2011’de, birleşmeden kaynaklanan 251 milyon lira zarar ve eksi özkaynağımız vardı. Sermaye 2.8 milyon liraydı. Teknik iflas halindeydik. 328 milyon dolar borcumuz, 2014 yılına kadar olan tüm gelirlerin üzerinde temlik vardı.”
12 KİŞİNİN ARKASINDA FENER VAR
Sermaye artırımını engellemek amacıyla şirkete dava açan 12 kişi için, “Taraftar değil, işlemlerimizi zora sokmak için seferber olan insanlar” ifadesini kullanan Aysal, “410 hissesi olan 12 kişi 15 bin kişilik hissedarı mutsuzluğa sürükledi. Bunların arkasında FB’li eski yöneticilerin olduğunu öğrendiğimiz Egemen Özbey adlı avukat bana şantaj yapıp 180 bin dolar istedi, ona karşı dava açtım” dedi.
MUSLERA VE BURAK'I SATSAM SERMAYE ARTIŞI GEREKMEZ
Galatasaray'ın transfer ettiği Didier Drogba ve Wesley Schneider’in 1.5 yıl içinde maliyetlerini karşılayacaklarını kaydeden Başkan Ünal Aysal, “Aksi halde bu oyuncuları transfer etmeyi düşünmezdim” diye konuştu. Aysal, kulübün kalecisi Fernando Muslera için kendisine teklifler geldiğini ve hiçbir sporcunun değeri verilirse vazgeçilmez olmadığını ifade ederek “Satacağım demiyorum ama Muslera ve Burak Yılmaz’a toplam 50 milyon Euro alırsam bedelli sermaye artışına da gerek kalmaz” sözleriyle de dikkat çekti. Bazı yatırımcılar tarafından açılan davalar nedeniyle Galatasaray hissedarlarının zarar gördüğünü kaydeden Ünal Aysal, eski başkan Adnan Polat'ın bedelli sermaye artışı ile ilgili “Yasal ama etik değil” sözlerine de gönderme yaptı.
Başkan Aysal, Galatasaray'ın 15 binden fazla yatırımcısı olduğunu dile getirerek 2011 Temmuz'unda hisse değeri ile bugünkü rakamlara işaret ederek SPK'ya yüklendi.
YATIRIMCI ZENGİN OLACAKTI
Aysal, “Buna bakmak lazım. Fenerbahçe hissesi yüzde 45, Trabzon ve Beşiktaş'ın hisseleri yüzde 56, Galatasaray'ın ise tam yüzde 65 düşmüş. Eğer sermaye artışı onaylansaydı bu kaybı karşılardık.Yatırımcı şu anda zengin olurdu. Maalesef azınlıktaki küçük yatırımcı organize ve başarılı oldu. Biz SPK'nın buna itibar edeceğini sanmıyorduk. Amaçları Galatasary ile diğer kulüpler arasındaki farkın açılmamasıydı. Bunlar Galatasaray hissesi aldılar, ama Galatasaray'lı değiller. Maalesef burada
ASIL SPK TALİMAT ALDI
İkinci sermaye artırımından önce SPK Başkanı Vahdettin Ertaş’ı ziyaret ettiğini belirten Aysal bundan sonraki süreci şöyle değerlendirdi:
PARANOYAK OLDUM
“Başkan bize, ‘gelecekteki gelirler yerine siz de nakit sermaye koyarsanız bizi rahatlatırsınız’ dedi. Ben de kulübün de nakit sermaye koyacağını söyledim. Başkan da ‘Çok mutlu olurum’ dedi. Ancak bir hafta sonra Galatasaray’ın üstüne uydurulmuş bir düzenleme yaparak ‘Nakit de koysanız sermaye artırımı yapamazsınız’ dediler. Ben şimdi paranoyak oldum. Ne yapacağımı söylersem SPK onu da engelleyecek diye düşünüyorum.” SPK’nın Galatasaray’ın durumuna göre fikir değiştirip önlem aldığına işaret eden Aysal, “Bana kalırsa SPK’ya fikrini değiştirmesi için talimat gitti” ifadesini kullandı.
Mavi Gözlü Arkadaş kim ?
Aysal’ın ‘mavi gözlü’ arkadaş diyerek FB’nin eski yöneticisi olan Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç’u kastettiği, diğerinin ise Nihat Özdemir olduğu tahmin ediliyor.
‘Mayıs 2014’te giderim’
2014 Mayıs ayı itibarıyla başkanlık sürecinin biteceğini kaydeden Aysal, “Bu süre sonunda kurumsal yapı oluşturursam, şapkamı alır giderim” dedi.
http://ekonomi.haberturk.com/is-yasam/haber/824264-bizi-mavi-gozlu-arkadas-engelledi
1 Mart 2013 Cuma
Ünal Aysal'dan Teknik İflas İtirafı !!!!
Ünal Aysal'dan iflas itirafı
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, bedelli sermaye artırımını yapmak zorunda olduklarını açıkladı.
1 Mart 2013, Cuma - 14:45
Bir grup gazeteciyle biraraya gelen Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, bedelli sermaye artırımını yapmak zorunda olduklarını açıkladı.
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Galatasaray’ın SPK tarafından olumsuz karşılanan sermaye artırımını yapma konusunda kararlı olduğunu belirtirken SPK'nın etik dışı davrandığını belirtti.
Sermaye artırımı noktasında ısrarlı olduklarını dile getiren Aysal konuya dair hazırlıkların yapıldığını yeni SPK düzenlemelerinin incelendiğini belirtti. Galatasaray yönetimi 2,79 milyon lira olan sermayeyi 13,9 milyon liraya yükseltirken bu rakamın kulubün şu anda ulaştığı büyüklüğün yönetilmesi için yeterli olmadığını düşünerek, ikinci bir artırım ile 55,7 milyon liraya yükseltilmesi için harekete geçmişti. Ekim sonundaki genel kurulda sermaye artırımı kararı alınmış, Galatasaray Sportif A.Ş. nakit sermaye artışı yapacağını 4 Şubat'ta KAP'a bildirmişti.
'OLUMSUZ KARŞILANDI'
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Galatasaray’ın SPK tarafından olumsuz karşılanan sermaye artırımını yapma konusunda kararlı olduğunu belirtirken SPK'nın etik dışı davrandığını belirtti.
Sermaye artırımı noktasında ısrarlı olduklarını dile getiren Aysal konuya dair hazırlıkların yapıldığını yeni SPK düzenlemelerinin incelendiğini belirtti. Galatasaray yönetimi 2,79 milyon lira olan sermayeyi 13,9 milyon liraya yükseltirken bu rakamın kulubün şu anda ulaştığı büyüklüğün yönetilmesi için yeterli olmadığını düşünerek, ikinci bir artırım ile 55,7 milyon liraya yükseltilmesi için harekete geçmişti. Ekim sonundaki genel kurulda sermaye artırımı kararı alınmış, Galatasaray Sportif A.Ş. nakit sermaye artışı yapacağını 4 Şubat'ta KAP'a bildirmişti.
'OLUMSUZ KARŞILANDI'
Başvurumuz başvuru tarihinden beş ay sonra çıkartılan kural nedeniyle olumsuz karşılandı" diyen Aysal, SPK’nın Galatasaray Sportif’in sermaye artırımını tartışmalı hale getiren frenleme kararını için SPK’nın küçük hissedarları koruduğu söylendiğini buna karşılık Galatasaray Sportif’e dava açan 16 kişi dışında yüzlerce küçük hissedar olduğunu belirtti. Aysal kara ile SPK, aslında bunu yaparak etik dışı davrandığını savundu.
Süreçte SPK'nın vereceği kararı beklediklerini kaydeden Aysal yeni müracaatın nakdi katılım olarak yapılması kararlaştırıldığını, bıkmadan süreci kovalayacaklarını belirtti.
Süreçte SPK'nın vereceği kararı beklediklerini kaydeden Aysal yeni müracaatın nakdi katılım olarak yapılması kararlaştırıldığını, bıkmadan süreci kovalayacaklarını belirtti.
Galatasaray Sportif’in 251 milyon lira zararla iflas noktasında olduğunu da açıklayan Ünal Aysal, toplam borçların 328 milyon dolara ulaşmasıyla çarkı döndürmenin zorlaştığını belirtirken, göreve gelişini bir fırka ile anlattı. Aysal'ın açıklamalarından çıkan nokta ise tabloyu daha önceden görmüş olması haline bu göreve gelmek istemeyeceği yönünde.
http://www.haber5.com/spor/unal-aysaldan-iflas-itirafi
Başkan Ünal Aysal'dan iflas itirafı!
Ünal Aysal: Göreve geldiğimde dolapları açtıkça içlerinin boş olduğunu gördüm. Bunu bilseydim Galatasaray Başkanlığı'nı kabul etmezdim
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal hafta içinde ekonomi gazetecileri ve yazarları ile bir araya geldi. Malum, son dönemde Galatasaray sportif alanda olduğundan daha çok finansal alanda daha çok konuşuluyor. Tabii en önemli konu da, gündemde olan ve Galatasaray kulübünün yüzde 55 hisse ile çoğunluk hissedarı olduğu Galatasaray Sportif AŞ'nin sermaye artırımı konusuydu.
Başkan Ünal Aysal, son birkaç yıl içinde Galatasaray'ın yaptığı bedelli sermaye artırımları ile hisse satışları konusunda olan tartışmalara da açıklık getirmek için sözlerine şöyle başladı; "Toplum vicdanını rahatsız edecek her şey etik değildir". Aysal, çoğunluğun vicdanını rahatsız etmiyorsa atılan adımların etik olduğunu düşünüyor.
Tartışmaların odağındaki Galatasaray Sportif AŞ'nin 15 bin yatırımcısı (hissedarı) olduğunu, bu yatırımcıların yüzde 99.7'sinin yapılan sermaye artırımlarını onayladığını, sadece 16 kişinin itiraz ettiğini anlattı Aysal. Yüzde 0.3'lük azınlığın, yüzde 99.7'lik çoğunluk hisse sahibinin menfaatini engellediğini düşünüyor. Eğer 5 aylık bir gecikme olmasaydı, hisselerin değerinin bugünkünün çok daha fazla üzerinde olacağını söyledi.
Aysal'ın danışmanları, dava açacak olanların, 30 Ekim 2012'deki genel kurula geldiklerini ve geri adım atılmadığı durumda engelleme yapacaklarını ifade ettiklerini anlatıyor. Hatta şantaj yapıldığı, davaların ve itirazların geri çekilmesi için para istendiği; buna karşı Başkan Aysal'ın mahkemeye başvurarak şantaj davası açtığı öğrenildi.
"Ben sattım diye hisse senetleri düşmedi"
Tartışmaların odağındaki Galatasaray Sportif AŞ'nin 15 bin yatırımcısı (hissedarı) olduğunu, bu yatırımcıların yüzde 99.7'sinin yapılan sermaye artırımlarını onayladığını, sadece 16 kişinin itiraz ettiğini anlattı Aysal. Yüzde 0.3'lük azınlığın, yüzde 99.7'lik çoğunluk hisse sahibinin menfaatini engellediğini düşünüyor. Eğer 5 aylık bir gecikme olmasaydı, hisselerin değerinin bugünkünün çok daha fazla üzerinde olacağını söyledi.
Aysal'ın danışmanları, dava açacak olanların, 30 Ekim 2012'deki genel kurula geldiklerini ve geri adım atılmadığı durumda engelleme yapacaklarını ifade ettiklerini anlatıyor. Hatta şantaj yapıldığı, davaların ve itirazların geri çekilmesi için para istendiği; buna karşı Başkan Aysal'ın mahkemeye başvurarak şantaj davası açtığı öğrenildi.
"Ben sattım diye hisse senetleri düşmedi"
Aysal bu konuya mali tabloyu anlatarak başlıyor; 14 Mayıs 2011'de kulüpte seçim yapıldığı gün, Galatasaray'ın 2.8 milyon TL ödenmiş sermayesine karşılık 251 milyon TL sermaye açığının olduğunu, aslında bu tabloyu da kulübün müflis olduğunun işareti olarak alınması gerektiğini anlattı. Görevi devraldığında, 328 milyon dolarlık bir borç ve bunun 78 milyon dolarlık bölümünün de muaccel olduğunu, 2014'e kadar olan gelirlerin de temlikli olduğunu anlatıyor.
Galatasaray, bu tablo içinde o günlerde elinde bulunan yüzde 83.4'lük hisseleri kullanarak borçlarını azaltılabilmek için 'hisse karşılığı repo' yapmış. Kendisi de bir miktar para koymuş. Daha sonra borsada hisse satışından başka yol kalmamış.
Aysal'a göre, böyle batık bir durumdan çıkış için, hisse satışı ile sermaye artışından başka çare yoktu.
Galatasaray'ın yüklü bedelli sermaye artışlarının tartışılması yerine, kulübün 251 milyonluk sermaye açığının daha vahim olduğunu, bir tek ortağın bile başvurusu halinde iflas kararının çıkma riski olduğunu, bunun pek de tartışılmadığını düşünüyor.
Galatasaray'ın yüklü bedelli sermaye artışlarının tartışılması yerine, kulübün 251 milyonluk sermaye açığının daha vahim olduğunu, bir tek ortağın bile başvurusu halinde iflas kararının çıkma riski olduğunu, bunun pek de tartışılmadığını düşünüyor.
Aysal "Ben sattım diye hisse senetleri düşmedi" diyor. Ekliyor "Yeni sermaye enjekte etmemiz gerekiyordu. Çünkü 251 milyon TL sermaye açığımız vardı, en az 300 milyon TL artırım yapmamız gerekiyordu. Ayrıca, UEFA'nın 'Financial Fair Play Rule' uygulamasına geçmesi de bizi sıkıştırdı." Ünal Aysal, Galatasaray'ın hisse satışına başlamadan önceki ve bugünkü (1 Temmuz 2011 ile 26 Şubat 2013) hisse fiyatı performansı ile diğer kulüp hisse performanslarını göstererek, "Galatasaray hisselerindeki düşüşün nedeni hisse satışı değil".
Seyrantepe Projesi
Geri çevrilen yeni sermaye artırım başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu, şubat ayı başında Galatasaray Sportif AŞ'nin ikinci sermaye artırım başvurusunu geri çevirdiği gibi, Galatasaray'ın sermaye artırımlarının dolaylı olarak etkileyecek biçimde yeni ilke kararları aldı.
Ali Sami Yen Stadı'ndan Seyrantepe'de yapılan yeni Telekom Arena'ya geçildikten sonra, buradan oluşan gelirlerin yüzde 90'ı kulübe, yüzde 10'u Sportif AŞ'ye verileceği ortaya çıkmıştı. Ayrıca yeni bir sermaye artırımı için SPK'ya başvuran kulübe, hem başvurusu geri çevrilmiş, hem de kulübün yüzde 90'lık gelirleri mahsup ederek yeni sermaye artırımına katılmasına yeni düzenleme getirilerek fren konuldu. SPK, bedelli sermaye artırımlarında, sermaye artırımından elde edilecek fonun ortaklığın mevcut sermayesini aşması ve ilişkili taraflara olan ve ortaklığa nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan borçların ödenmesinde kullanılacak olması durumunda, sermaye artırımını 'önemli nitelikteki işlemler' arasında sayacak. Böylece, bu durumda sermaye artırımı için SPK'ya başvurmadan önce ortaklara ayrılma hakkı verilmesi gerektiğini açıkladı. Galatasaray'ın da bu süreci çalıştırmadan sermaye artırımına gitmesi olanaksız hale geldi. Şimdi SPK'dan ikincil düzenleme bekleniyor.
Geri çevrilen yeni sermaye artırım başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu, şubat ayı başında Galatasaray Sportif AŞ'nin ikinci sermaye artırım başvurusunu geri çevirdiği gibi, Galatasaray'ın sermaye artırımlarının dolaylı olarak etkileyecek biçimde yeni ilke kararları aldı.
Ali Sami Yen Stadı'ndan Seyrantepe'de yapılan yeni Telekom Arena'ya geçildikten sonra, buradan oluşan gelirlerin yüzde 90'ı kulübe, yüzde 10'u Sportif AŞ'ye verileceği ortaya çıkmıştı. Ayrıca yeni bir sermaye artırımı için SPK'ya başvuran kulübe, hem başvurusu geri çevrilmiş, hem de kulübün yüzde 90'lık gelirleri mahsup ederek yeni sermaye artırımına katılmasına yeni düzenleme getirilerek fren konuldu. SPK, bedelli sermaye artırımlarında, sermaye artırımından elde edilecek fonun ortaklığın mevcut sermayesini aşması ve ilişkili taraflara olan ve ortaklığa nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan borçların ödenmesinde kullanılacak olması durumunda, sermaye artırımını 'önemli nitelikteki işlemler' arasında sayacak. Böylece, bu durumda sermaye artırımı için SPK'ya başvurmadan önce ortaklara ayrılma hakkı verilmesi gerektiğini açıkladı. Galatasaray'ın da bu süreci çalıştırmadan sermaye artırımına gitmesi olanaksız hale geldi. Şimdi SPK'dan ikincil düzenleme bekleniyor.
Aysal, şimdi yeniden ikincisi planlanan sermaye artırımının başlangıçta tek aşamada yapılması taraftarı olduğunu, ancak içeriden iki aşamalı yapma teklifi geldiğini ve kabullendiğini söyledi.
Aysal, "16 kişi ipotek koymasaydı, bugün GS yatırımcısı zengindi. Sermaye artırımı yapabilseydik, azınlık yatırımcıyı memnun edecektik" diyor. Ayrıca bu olanları "aradaki farkın açılmaması" için yapıldığını ve itiraz eden yatırımcıların da GS'lı olmadıklarını da düşünüyor.
Aysal, "16 kişi ipotek koymasaydı, bugün GS yatırımcısı zengindi. Sermaye artırımı yapabilseydik, azınlık yatırımcıyı memnun edecektik" diyor. Ayrıca bu olanları "aradaki farkın açılmaması" için yapıldığını ve itiraz eden yatırımcıların da GS'lı olmadıklarını da düşünüyor.
SPK şu anda yanlış bir işlem yapıyor
GS Başkanı Ünal Aysal, SPK'nın sermaye artırım başvurusunu reddetmesini, "SPK şu anda yanlış bir işlem yapıyor. Gerçek etik hatayı SPK yapıyor" diye değerlendirdi. SPK Başkanı Vahdettin Ertaş ile görüşmeye gittiğini, Ertaş'ın kendisine kulübün sermaye artırımına katılımının alacaklara mahsuben değil de nakit olarak yapılmasını arzu ettiklerini söylediğini, buna olumlu yaklaştıklarını ancak sonradan iptal kararı çıktığını ve şaşırdığını anlattı.
Sermaye artırımı konusunu Aysal "hangi ayağımızın üstünde dans edeceğimizi şaşırdık" diye özetliyor. Aysal, negatif öz kaynakların ancak sermaye artırımı yapılarak düzeltilebileceğini tekrarlıyor.
SPK'nın verdiği cezalar SPK'nın eski başkan Adnan Polat yönetimindeki dönemdeki işlemlerle ilgili Galatasaray Sportif AŞ'ne kestiği 713 bin TL'lık ceza konusunda ne düşünüyordu? SPK ayrıca, bu cezaların ilgili dönemdeki yöneticilere rücu edilmeyeceğine dair genel kurulda görüşülmesini kulübe bildirmişti. Başkan Aysal'ın eğilimi ne yöndeydi? Birincisi, SPK'nın cezasını çok ağır buluyor. İkincisi cezaların ilgili yöneticilere rücu edilmesine taraftar değil. Eski yöneticilerin cezaya neden olan işlemlerini kasıtlı bulmuyor. "Kötü niyetli olmadıklarını düşünüyorum. Öyle olduklarını düşünseydim, rücu edilmesini isterdim."
Radikal / (Uğur Gürses)
Skandal = Kepaze Karar : Tarator'a sadece 3 Maç ceza (!) !!!
Türk Futbolunun Sahte Kabadayısı,Çakma İmparatoresi,Taratoru,Mimikoğlan'ı,Kent Kırosu,Eleman Fatih Terim bilindiği gibi son Orduspor maçında ilk yarıda 0-2 geriye düşünce hazmedemedi ve kudurdu sağa sola her zamanki bilindik icraatlarını (!) sergiledi.
Bunun sonucunda da TFF Hukuk Kurulu haklı olarak '' Hakaret, Sportmenlik dışı hareket,5 kez yedek kulübesi marifetiyle oyuna müdahale ve tehdit'' suçlarından PFDK'ya sevk etti.
( FDT 36., 42 ve 51. Maddelerinden)
Ama PFDK ne yaptı ? Eyyamın tillahını yaptı ve en alt sınırdan 1+1+1 toplam 3 maç ve 30 bin TL ceza verdi.Bugün de Tahkim kurulu cezayı onadı.
Tahkim Kurulu Onadı ama PFDK'yı resmen ezdi şu açıklaması ile ;
Yani 'cezayı yükseltemiyorum,mecburen onamak zorundayım'' diyor.Çünkü Tahkim temyiz başvurusu yapanın (gs) aleyhine karar veremiyor.
PFDK'ya 6 gün içinde TFF Disiplin Müfettişi'nin itiraz etme hakkı var ama kim edecek ?
Tahkim ‘6 maç’ dedi 3’ü onadı.
G.Saray Teknik Direktörü’nün itirazını reddeden kurul, tribünden sahaya müdahele etmesi nedeniyle cezanın 6 maç olması gerektiğini ancak aleyhte itiraz olmadığı için artırıma gidemediğini açıkladı.
TAHKİM Kurulu, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim hakkında Profesyonel FutbolDisiplin Kurulu’nun (PFDK) verdiği 3 maçlık cezayı yeterli bulmasa da aleyhte itiraz olmadığı için cezayı onadı.
G.Saray Teknik Direktörü’nün itirazını reddeden Tahkim yaptığı açıklamada, Fatih Terim’e hakeme yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle verilen 1 maç ve 10 bin liralık cezayı talimatlara uygun bularak onadı.
Ancak Tahkim Kurulu, PFDK’nın Terim’in tribüne gönderilmesinden sonra oyuncularına taktik vermeye devam etmesi, maç bitiminde sahaya inmesi ve maç sonunda soyunma odasına giderek tekrar hakemlere yönelik sözlü ifadeler kullanmasıyla ilgili verilen cezayı az buldu.
Tahkim, Terim’in tribünden müdahalesini sportmenliğe aykırı hareket olarak değil, 51. maddeye göre ‘idari tedbirin ihlali’ şeklinde değerlendirilmesi gerektiği görüşüne vardı.
Kurul tespitlerine rağmen cezayı neden 3 maç olarak onadığını açıklarken, ‘aleyhte itiraz olmaması ve cezanın re’sen aleyhe bozulamamasını’ gerekçe gösterdi.
Özetle Tahkim Kurulu, PFDK’nın 3 maçlık cezaya muhalefet eden iki üyesi gibi Fatih Terim’in cezasının 6 maç olması gerektiğine işaret etti; ama Terim’in cezasını prosedür gereği 3 maç olarak kesinleştirdi.
Özetle Tahkim Kurulu, PFDK’nın 3 maçlık cezaya muhalefet eden iki üyesi gibi Fatih Terim’in cezasının 6 maç olması gerektiğine işaret etti; ama Terim’in cezasını prosedür gereği 3 maç olarak kesinleştirdi.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/22721524.asp
(Yılmaz Vural'a tribünden cep telefonu ile direktif verdiği için 5 maç ceza verilmişti)
Hakaret'ten sevk var ama ceza verilmiyor.Neden ? Çünkü aynı suçtan ertelenmiş 2 maç cezayı da çekmesin diye.
Yedek kulübesine defalarca müdahale var alt sınır 4 maçtan başlıyor ama 1 maç.
Yazıklar Olsun TFF ve PFDK.
Biz Adanalıları delikanlı adam diye bilirdik.Hep şunu söylerlerdi ; ''Adanalıyık Allahın Adamıyık ''
gs'nin asgari ücretli çalışan elemanı (!) (Şaka değil gerçek valla sözleşmesi asgari ücretten gösterilmiş vergi kaçırmak için) PFDK'daki savunmasında ''Ben tribünden taktik vermedim'' diyor.Peki bunlar ne Eleman ? ;
25 Şubat 2013 Pazartesi
Beşiktaş bedelli parasını buldu.
BJK Futbol AŞ’nin 40 milyon liradan 240 milyona çıkacak bedelli sermaye artırımında küçük hissedarın payına 75, BJK Derneği’nin payına 125 milyon lira düşüyor.
Tarık Yılmaz / İzlenim-Analiz - Sabah.com.trBJK Şirketler Grubu Koordinatörü Gökhan Sarı, Derneğin sermaye artırımına 128 milyon liralık alacağını koyacağını söyledi. Başvuru bugün SPK'ya yapılıyor.
Beşiktaş beklenen sermaye artırımını önceki geçe Kamuyu Aydınlatma Platformuna bildirdi. 40 milyon lira olan sermaye 200 milyon lira artırılarak 240 liraya çıkarılacak. Yüzde 500 olacak sermaye artırımı bedelli olacak. Bu; 1 liralık hissesi olan yatırımcının 5 lira daha vererek elindeki BJK hissesini koruyabileceği anlamına geliyor.
BJK Futbol Yatırımları AŞ'nin bugün için 40 milyon liralık sermayesinin yüzde 62.5'si (25 milyon lira) BJK Derneği'nde; kalan 37.50'si (15 milyon lira) ise halka açık. Bir başka deyişle, artırımda küçük hissedarın payına 75 milyon lira, derneğin payına 125 milyon lira düşüyor. Böylece 200 milyon lira toplanacak.
Bugün için BJK hisselerinin fiyatı 5.7 lira. Hissedarın elinde bin lot (5 bin 700 lira) hisse var. Bu hesapla eğer hissedar bedelliye 1 liralık nominale göre bin hisse için 5 bin lira (1000x%500) ödemek zorunda. Böylece elindeki 1000 lotu koruyacak. Eğer katılmazsa açılacak rüçhan hakları pazarında hisselerini satabilecek. Fiyatın ne olacağını o zaman göreceğiz. BJK Genel Koordinatörü Gökhan Sarı, "Rüçhan haklarının kullanılmasından sonra paylar İMKB Birincil piyasada halka arz edilecektir" dedi.
Gelelim derneğin hisselerini korumak için ödemesi gereken 125 milyon liralık payına… BJK Genel Koordinatörü Gökhan Sarı, bu noktada BJK Derneği'nin Futbol AŞ'den 128 milyon liralık alacağını hatırlattı. Derneğin 128 milyon lira alacağını sermaye artırımına koyacağını ve bu alacağın mahsup edileceğini söyledi ve ekledi: "Yarın (bugün) SPK'ya başvuruyoruz." Anlayacağınız Dernekle BJK Futbol Yatırımları AŞ borç-alacak konusunda helalleşecek Futbol yatırımları üzerindeki ağır bir borç yükünden kurtuluyor. Darısı diğer borçlarının başına…
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/01/30/besiktas-bedelli-parasini-buldu
20 Şubat 2013 Çarşamba
'Bağış'a 30 bin dolar indirim (!) !!!!
Galatasaray, TT Arena'daki localarını 3.5 yıllığına yeniden satışa çıkardı. Loca sahiplerine gönderilen mektup ise kafa karıştırdı
SEFER YÜKSEL - HT EKONOMİ
TT Arena'daki localarını şubat ayı başında 3.5 yıllığına yeniden satışa çıkaran Galatasaray yönetimi, loca sahiplerine yeni fiyatlarını mektupla gönderdi. Ancak Galatasaray'ın hak sahiplerine yenileme için gönderdiği mektupta iki ayrı fiyat seçeneği sunması dikkat çekti. Galatasaray yönetiminin gönderdiği mektupta locaların 3.5 sezonluk toplam yenileme bedelinin bağış+faturalı olması durumunda 209 bin 160 dolar, yüzde 100 faturalı olması durumunda ise 239 bin 160 dolar olduğu belirtiliyor. Yani faturasız (vergisiz) seçenek tercih edenler, faturalı loca sahiplerine göre 30 bin dolarlık indirim almış olacaklar.
199 BİN DOLARI BAĞIŞ MAKBUZU
Bu farkın nedeni ise locaların sahipliğinde gizli.TT Arena Stadı'nda toplam 194 loca bulunuyor. Bilindiği gibi bu locaların 140 tanesi Galatasaray Kulübü'nden borsada işlem gören Galatasaray Sportif A.Ş-Ve devredilmişti. Daha sonradan yapılan ve yazın tamamlanan 54 loca ise Sportif A.Ş.'ye henüz devredilmiş değil. Dolayısıyla kulübün malı olarak görünüyor. Bu locaların 2014 yılında Sportif A.Ş.'ye devredileceği belirtiliyor. Hal böyle olunca Galatasaray aynı zamanda kamu yararına dernek olduğu için, bağış adı altında 54 tane locayı makbuz karşılığı satabiliyor. Bu locaları satın alan herhangi bir şirket de, kamu yararına derneklere yaptığı bağışlan kârının yüzde 5'ine kadar vergiden düşebildiği için, herhangi bir vergi ödemiyor. Gelen bilgilere göre bağış+faturalı olarak yapılacak satışlarda 10 bin dolarlık kısım derneğe faturalı, kalan 199 bin dolarlık kısım İse bağış makbuzlu olacak. Galatasaray'ın yaptığı bu bağış ve fatura sisteminin 31 Martta sona ereceği öğrenilirken, gelen mektupta 2014 yılından İtibaren, stat gelirlerinin hepsi Sportif A.S.'ye aktarılacağından dolayı artık satışların hepsinin yüzde 100 faturalı olmak zorunda olduğu bilgisinin verildiği kaydedildi.
3.5 YILDA 85-90 MİLYON DOLAR GELİR BEKLENİYOR
TT Arena Stadı gelirleri uzun yıllar finansal sıkıntı çeken Galatasaray'ı adeta ihya etti. Son derece modern olan stadın özellikle VİP koltukları ve loca satışlarından elde edilen gelirler Avrupalı rakiplerle yarışacak cinsten.
Galatasaray yönetiminin, yapacağı bu yeni satışlarla 3.5 yıl için sadece loca satışlarından beklediği gelir ise 85-90 milyon dolar seviyelerinde. Bu rakam da kısa vadeli finansman arayan Galatasaray yönetimine rahat bir nefes aldıracak.
SPK DURUMA TEPKİ VERECEK Mİ?
Galatasaray'ın bu satışına geçtiğimiz günlerde bedelli sermaye artırımına vize vermeyen SPK'nın nasıl tepki göstereceği merak ediliyor. Çünkü kulüp loca gelirlerini Sportif AŞ.'ye devretmişti. Ancak söz konusu 54 loca o dönemde bitmediği için dışarıda kalmıştı. SPK'nın bu localar tamamlanınca hemen devir yerine önce satışa çıkması, devri ise sonraya bırakmasının SPK'nın tepkisine neden olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar satış için 'Yasal ama etik değil' diyor
Galatasaray'ın loca satışında izlediği faturalı-fatura+bağışlı sistemini Türkiye'nin önde gelen vergi uzmanlarına sorduk. Uzmanlar, vergi hukuku açısından konuyu değerlendirdi ancak konu Cimbom olduğu için görüşlerin isim kullanılmadan yazılmasını istediler. Hukukçular, satış sistemini ‘vergiden kaçınma' olarak değerlendirdiler. 'Bağış' olan şeyin karşılıksız olması gerektiğine de dikkat çeken uzmanlar, spor kulüplerinin dernek statüsünde olduğu için bu tip yollara başvurduğunu belirterek yapılanın "yasal olsa bile etik olmadığını" söylüyor. Eski Galatasaray Başkanı Adnan Polat bedelli artırımıyla ilgili "Burada Galatasaray'ın yasal olarak bir kusuru yok. Bir etik dışı hareket olduğunu söyleyebiliriz" demişti.
http://ekonomi.haberturk.com/is-yasam/haber/820739-bagisa-30-bin-dolar-indirim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





