20 Şubat 2012 Pazartesi

ÜNAL AYSAL'DAN CİM BOM BOM'A BÜYÜK ÇALIM


Galatasaray camiası yavaş yavaş başkanları Ünal Aysal'ı yakından tanımaya başladı. Habertürk gazetesinden Yavuz Semerci köşesinde Galatasaray Kulübü'nün borsa işlemleriyle ilgili ilginç bir habere imza attı. Yayınlıyoruz:
"DÜNYA üzerinde sermayesini neredeyse yüzde 10 bin artıran bir borsa şirketi var mıdır? Yeni duydum. Galatasaray Sportif AŞ böyle bir sermaye artırımı yapıyor. 2 milyon 788 bin TL olan ödenmiş sermayesini yüzde 9 bin 900 artırarak 278 milyon 808 bin TL'ye çıkarıyor. Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu işe nasıl baktığını bilmiyorum. Ama bu şirketin küçük yatırımcılarının başına gelen galiba pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Önce kârlı bir şirkete ortaktılar. Sonra bu şirket, zararlı bir şirketle birleştirildi. Şimdi de yatırımcıdan elinde bulundurduğu Galatasaray hissesinin nominal değerinin bin katı daha para isteniyor.
Bu tip operasyonların mimarları mutlaka ekonomik bazı gerekçelerle hareket ediyordur. Ancak halka açık bir şirketin attığı her adıma gazetecilerin küçük yatırımcı gözüyle bakması gerekiyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde küçüklerin "sürekli mağdur" edilen bir kesim olduğunu söylemeliyim. Elbette SPK da böyle bakmalı. Ama bu empatiyi gösterdiklerinden emin değilim.
***
Yine gelişmelere baktığımda Galatasaray yönetiminin, bir önceki Adnan Polat yönetimine yatıp kalkıp dua etmesi gerekiyor. Neden mi? Sportif başarısızlığı bir kenara bıraktığımda, o yönetim kördüğüm haline gelen Riva projesi ve Arena'daki sorunları çözdü. Üstelik yeni yönetime miras olarak borsada işlem gören kârlı şirket ile eldeki zararlı şirketi birleştirerek temettü ödemeleriyle gerçekleşen kan kaybını durduracak formülü üretti.
Ünal Aysal ekibi bu birleşmeyi yapmasına rağmen şirketin değeri düşmedi. Çünkü yatırımcılar stat ve Riva'dan elde edilecek gelirleri düşünerek bu birleşme operasyonunu sineye çekti. Sonra Ünal Aysal ekibi yüksek fiyatlardan (elbette giderek düşen bir trendle) hisse senedi sattı. Halka açıklık oranı böyle yüzde 45'lere çıktı. Yönetim, derneğin kasasına yaklaşık 100 milyon dolar koydu. Ardından Arena'da VIP koltuklarının 10 yıllık gelirlerini ipotek ederek Denizbank'tan kredi sağladı. Şimdi bu paralar kullanılarak neredeyse yüzde 10 bin olan bedelli sermaye artışında kendi paylarına düşen miktarı ödeyecekler. Pek çok yatırımcı sermaye artışına katılmayacağı için dernek kullanılmayan rüçhan haklarını da kullanacak ve Sportif AŞ'deki hisse oranı tekrar yükselecek.
Riva'da oluşan ve 300 milyon dolar değer biçilen projeyi de eklediğinizde bu operasyonların altyapısı geçmiş yönetim tarafından gerçekleştirildi. Ve yeni yönetim yanılmıyorsam geçmiş yönetimi idari olarak da ibra etmemişti.
***
Bir de kulağıma gelen bir durum var. Doğru mu bilmem. Galatasaray Sportif AŞ'nin halka arz hisselerinin bir kısmı yurtdışında kurulu olan bir fon tarafından toplanıyor. Bu fonun sermaye artışı kararıyla düşmeye başlayan hisseleri toplayarak payını artırmaya çalıştığı söyleniyor. Bu fonun mevcut yönetimden birileriyle doğrudan ilişkisi olduğunu sanmıyorum ama yine de dile getirmekte fayda var. Bir başka iddia ise Galatasaray'ın daha önce davalık QVT Fonu'nun halen elinde bulunan hisselerin ağırlığını bir şekilde düşürmeyi amaçlaması.
En nihayetinde bana "Borsada küçük yatırımcılar kullanılarak bir şirket nasıl kurtarılır?" diye sorarsanız, "Galatasaray iyi bir örnektir" derim...
Not: Teknik bazı bilgiler vereyim: Galatasaray Spor Kulübü Derneği, 2 milyon 788 bin lira sermayesi olan Galatasaray Sportif AŞ'nin yüzde 55'ine sahip. Sermaye artırımının 151.8 milyon lirasını kulüp, 124.2 milyon lirasını ise yatırımcı karşılayacak. Satılamayan paylar, Sportif AŞ'nin ana ortağı Galatasaray Spor Kulübü Derneği tarafından karşılanacak. Sportif AŞ'de yüzde 83.38 payı bulunan dernek, 16 Ağustos-12 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirdiği hisse satışlarıyla payını yüzde 55'e düşürmüştü. Bu satıştan 168.8 milyon lira gelir elde edildi." (16.02.2012)
Odatv.com  
 

ANTİBUKALEMUNSPOR Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger